Özürlü insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendileriyle ilgili olmayıp ailelerin, çevrelerin, toplumların kısaca tüm insanların ortak sorunudur. Engelli olmak, hayata küsmek değil tam tersi hayata dağa sıkı bağlanmaktır.
Arkadaş, ben bir engelliyim, ama kendimi bir engelli olarak görmüyorum.Böyle bakıyorum yaşama ve biliyorum ki sizlerden tek farkım, biraz daha hayatta mücadele etmemde gizli.Önemli olan bu geçici hayata neşe ve sevinçle bakabilektir. Şunu da biliyorum, bunları tek başıma değil; ilk önce Allah, sonra baş tacım olan annem-babam, daha sonra değerli öğretmenlerim, arkadaşlarım kısacası çevremdeki sizlerle başarabilirim.
İyi ki, engelliyim diye kendimi eve hapsetmemişim, çünkü sevenlerin, çevren arttıkça hayata daha bağlı kalıyor ve çok mutlu olabiliyorsun. Özellikle ilk okul öğretmenim arkadaşlarıma benim engelli olduğumu hissettirmedi, böylece benim bu yaşama daha da umutla bağlanmama vesile oldu.
Hayatta ebgelli veya normal fark etmez, yeter ki yapabileceğini içten iste ve hayata küsme, göreceksin ki her şeyi yenebiliyorsun. Bakışları, korkularını, yapamadıklarını....Nerden mi biliyorum? Çünkü ben başardım. Size bu konuda en büyük önerim yapamıyorum diye üzülmeyin ve sakıın kendinize olan güveninizi kaybetmeyin.Önemli olan dış güzellik değil insanın iç güzelliğidir.
Unutmayın İnanmak Engel Tanımaz!
Mustafa Kemal İlköğretim Okulu
YAZAR: Mertan ÇELEBİ 6/D
ENGELLİLER HAFTASI BAFRA III .cüsü